Çanakkale Boğaz Köprüsü’nün yerinin belli olduğu konusunda çıkan haberler kentte tartışma yarattı.
Çanakkale Boğaz Köprüsü’nün toplam uzunluğu 433 kilometre olan Tekirdağ – Çanakkale – Balıkesir Otoyol Projesi’yle birlikte gelecek yıl Yap-İşlet- Devret (YİD) modeli ile ihale edileceği yönündeki haberler üzerine açıklama yapan Mimarlar Odası Çanakkale Şube Başkanı Ünal Ömercioğlu Anadolu Yarımadasını Avrupa’ya bağlayacak ve otoyol geçişini sağlayacak bu köprüye karşı olmadıklarını vurgulayarak “Ancak, köprünün bir ayağının Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası’na yapılması planlanıyor. Burası tarihi bakımdan son derece önemli bir yer ve sakıncalı. Bu nedenle boğaz geçişi öncelikle tüp geçit olarak düşünülmeli. 1984 yılından bu yana Çanakkale’nin gündemini meşgul eden bir yatırım olan köprü için belirlenen yer zaten ilk günden bu yana Sarıçay ile Kilitbahir Kalesi arasıydı. 25 yıldır dünyada teknoloji o kadar gelişti ve değişti ki ama bizim köprü projesi hala gelişemedi ve değişemedi. Oysa bizim farklı geçiş alternatiflerini ve geçiş noktalarını da araştırmamız lazım. Ben, Avrupa yakasındaki Akbaş Feneri ile Anadolu yakasındaki Nara Burnu arasında geçişin de rantabıl bir geçiş olacağı inancındayım. Belki tüp geçit, denizin tabanındaki arazi coğrafyasından dolayı mümkün olmayabilir. Bunu da bilimsel olarak bizim önümüze koymalılar. O zaman Çanakkale’ye bir köprülü geçit yapılmalıdır. Ama ben hala iddia ediyorum. Köprü, Sarıçay ile Kilitbahir Kalesi arasında olmamalıdır. Çanakkale’nin üzerini bir köprü şemsiyesi giydirilmemelidir. Bu Çanakkale’nin hem turizmini, hem kültürel dokusunu, hem de ekonomisini çok kötü etkileyecektir. Sonuç olarak köprünün bir ayağının Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası’ndaki Kilitbahir’e yapılması sakıncalı. Sarıçay’a yapılması düşünülen diğer ayak ise yakınındaki havaalanına engel teşkil edecektir” dedi.
BAŞKAN DA KARŞI
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, köprü konusunun gündeme geldiği 1980′li yıllardan bu yana görüşünün hep aynı olduğunu ve köprünün Sarıçay ve Kilitbahir köyüne yapılmasına karşı olduklarını söyledi. Çanakkale Belediyesi olarak konuyu meclis gündemine getirdiklerini de hatırlatan Gökhan, meclis olarak köprünün yapılacağı yer olarak düşünülen Sarıçay ve Kilitbahir köyü arasına yapılmaması için karar aldıklarını hatırlattı. Köprünün düşünülen yere yapılacak olması halinde hem kente hem de tarihi dokuya büyük zarar vereceğini iddia eden Gökhan, “Gazetelerde çıkan haberlerin resmi olup olmadığı konusunda tam bir bilgim yok. Ancak eğer bu konu doğru ise biz kent yöneticileri olarak bu konuda tepkimizi ortaya koyarız. Gerekirse bu yerlerin önemini anlatmak için bir heyet kurup Ulaştırma Bakanı’na bile gidebiliriz.” diye konuştu.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı İlhami Tezcan ise, İstanbul’un yükünü hafifletmek için bölgeye mutlaka bir alternatif ulaşım şeklinin yapılması gerektiğini vurguladı. Yapılacak alternatif ulaşım şeklinin tüp geçit veya köprü olması gerektiğini ifade eden Tezcan, köprünün yeri konusunda konuşmanın erken olduğunu bu konuda yetkililerden teknik bilgi almadan bir şeyler söylemenin katkı yerine zarar vereceği düşüncesinde olduğunu belirtti.
Çanakkale’nin karşı tarafı olan Eceabat Belediye Başkanı Kemal Dokuz, ilçede büyük bir heyecanla karşılanan köprünün yerinin tarihi dokuya zarar vereceği düşüncesine katılmadıklarını belirtti. Eceabat yerel yöneticileri olarak ilçenin ileriye dönük planlarını hazırlarken köprü varmış gibi hareket ettiklerini hatırlatan Dokuz, “Bu köprü buraya yapılacak bugüne kadar bu hükümetin yapacağım deyip de yapamadığı hiçbir şey olmadı. Bu köprü en ekonomik olarak yapılacağı yer bin 400 metre mesafesi olan Sarıçay ve Kilitbahir köyü arasıdır. Diğer alternatif yerler en az bu mesafeyi ikiye katlıyor. Bu da 5 milyar dolara mal olacak köprünün yapım maliyetini ikiye katlaması anlamına gelir.” diye konuştu.